Nefret söyleminin kabul edilebilir bir düzeyi yok

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Uluslararası Nefret Söylemiyle Mücadele Günü” münasebetiyle yazılı açıklama yaptı. Nefret söyleminin ayrımcılığın, istismarın, şiddetin, çatışmanın ve hatta insanlığa …

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Uluslararası Nefret Söylemiyle Mücadele Günü” münasebetiyle yazılı açıklama yaptı.

Nefret söyleminin ayrımcılığın, istismarın, şiddetin, çatışmanın ve hatta insanlığa karşı suçların göstergesi olduğunu belirten Guterres, etkisinin Nazi Almanyası, Ruanda, Bosna ve diğer yerlerde görüldüğünü kaydetti.

Guterres, “Nefret söyleminin kabul edilebilir bir seviyesi yok, hepimiz nefret söylemini tamamen ortadan kaldırmak için çalışmalıyız” dedi. dedi.

Nefret söyleminin sıklıkla ırk, etnik köken, din, inanç veya siyasi görüş temelinde çok çeşitli grupları hedef aldığını belirten Guterres, “Son aylarda hem Yahudi karşıtı hem de Müslüman karşıtı nefret söyleminde artış gördük. sosyal medyada ve liderlerin kamuya açık konuşmalarında.” O uyardı.

Uluslararası hukuk kapsamında devletlerin nefrete kışkırtmayı önleme ve bunlarla mücadele etme yükümlülükleri bulunduğunu hatırlatan Guterres, “BM Nefret Söylemi Stratejisi ve Eylem Planı, bu belanın hem nedenleri hem de sonuçlarıyla mücadele etmek için bir çerçeve sunuyor.” bilgisini paylaştı.

Guterres, gençlerin nefret söyleminden en çok etkilenen grup olduğunu, bu nedenle çözümün parçası olmaları gerektiğine dikkat çekti.

BM Genel Sekreteri, “Hükümetlerin, yerel otoritelerin, dini, kurumsal ve sosyal liderlerin hoşgörüyü, çeşitliliği ve katılımı teşvik edecek önlemlere yatırım yapma ve her türlü nefret söylemine karşı çıkma yükümlülüğü vardır” dedi. diye vurguladı.

18 Haziran 2021’de BM Genel Kurulu, “dinler arası ve kültürlerarası diyaloğu ve nefret söylemine karşı hoşgörüyü teşvik etmek” amacıyla 18 Haziran’ı “Uluslararası Nefret Söylemine Karşı Gün” olarak ilan etti.